Menderesin Sazlıklarını Seyir



Eğer sadece şu tarihin nehirlerinde yıkanabilselerdi,
Periler—
kızılca tenleriyle taşan pınarları pembeye çevirirdiler,
Kızaran kollarını açıp nehirde kendilerini seyrederlerdi,
Hâlelenen çiçekli sazlıkların sûretinden kurtulup,
Hayat bularak.

Periler—
Bir fırtınalı günbatımında uçuşuveren tülden yelpazeler,
Tevhidi eriyorken renklerin, sazlıklar rüzgara teslim,
Mâbedlerde eski bir lisânın kalan son sesleri,
Akan Menderes’in üzerinde gizli târihini alıyor geri,
Usulca akan nehrin cebrinden derin derin.

Meles’i bağlıyordu Menderes’e lisânım bu gece,
—Bu hususî kıyı, şu mahrum çehre,
Milet’in sütunlu sahnesinden bir dehlizde,
Tatlı suların denize kavuştuğu o bulanık serhadde,
Karşımda duran Ada’ya bakarak yâd ettim kendimi,
Nereye gidersem gideyim, taşıyor bu târih kırık zihnimi.


Yorumlar

Bir Cevap Yazın