Masanın üzerinde kıvrılan zayıf duman,
Bütün bir tarihi taşıyor gibi;
İçli içli yakıyor kendi kendini,
Hayalî çeşmeler görüyorum,
–narin yeşil renkleriyle havuzu
ve tepesinde kuğuların olduğu –
Eski sarayları süsleyen o çeşmeler,
Bir de yanında güzel düşizeler, dizeler.
Samos Kadınları gibidir hepsi, eminim.
—bir tarihi taşır gibi omuzlarında,
Serilirler havuza, bilirim.
Ahenkli mısralar gibidir onlar, tahminimce,
–kayıp Biblos mabedlerinden hallice–
O çeşme havzında ışıldayan omuzlarıyla;
Çağlayan su mûsikisinden
–damlayan aşüfteler, kesik akisler.
Kimse bilmez asrımda, ben dahil,
–nerededirler, hangi bahçede dans ederler.
Ve gamlı nağmeler, akan sular,
Karışıyor tekrar yeşil havuza,
sabit bir nilüferin koynuna
—Gömülü Biblos gibi,
Lâkin hayran kılmakta hala buğulu zihnimi.
Rüzgarın tahrip ettiği kireçtaşı bedenleri,
Bir kayanın kederi;
—tayin etmiş meğer bu asrın daimi mevsimini.
Çeşme Akisleri
in
Bir Cevap Yazın