Yeni Kuğu (Andromâhî)


Andromaque, je pense à vous,
Pauvre et triste miroir où jadis resplendit,
L’immense majesté de vos douleurs de veuve,
Ce Simoïs menteur qui par vos pleurs grandit.

– C. Baudelaire, Le Cygne


Aşağılanan sürgünler
O esir kadınlar misali
Değişiyor ve yâd ediyor kalbim
Andromahe, hayalimde sen bile yoksun artık
Ve bir kuğu kanatlarıyla alçalsa da çatlayan zihnime
Onun uçacağı mavi bir gök dahi yok artık
Yağmurlar değişti,
Bulutlar:
Nemli bir hapishane tavanından farksız artık!
Göller küçük birer ayna:
Dünyaya akmıyor göklerin kanı
—İç kanamadan organları iflas eden bir Tanrı—
Ve kalbim hala ağlıyor serin esintileriyle
Buharlaşmış ve kara gökte kaybolmuş
Yağmur taneleri gibi narin.

Koşuşturduğum tarlalarda mahsüller solmuş
Anlamasam da konuştuğum dillerle
Cümle ağaçlar bir küllükte kalan kor gibi
Zerreleriyle ve kuş yuvalarıyla
kül olmuş.
Sen Andromahe!
Seni anlar artık bütün bir şehir
Bütün bir medeniyet
Cümle mabet.
Ve sen dehşetle tutuşan kadın
Medeniyetlerin yası oldun
Ve ben, kuru dudaklarla
Çapaklı gözlerle
Yepyeni, çorak, bereketsiz bir dünyaya uyandım
Ve sen de yoktun artık
Truva’yı hayal eden hayaletinle.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın